Anasayfa Hakkımda

Hakkımda

Murat Gencer, 1997 İstanbul doğumluyum. İlkokul, ortaokul ve lise eğitimimi İstanbul’da tamamladım. Üniversite tercihimi Çukurova Üniversitesi Ziraat Mühendisliği alanında yaptım.  Doğup büyüdüğüm yer itibariyle İstanbul’da bir insan tarımdan ne kadar anlıyorsa benim de bildiklerim bir fazlası değildi. Çocukluğumdan beri biyolojiye olan ilgim ve belki de İstanbul’un beton yapısından kendime bir kurtuluş olarak görmem tercihimde önemli etkenlerdendi. Çevremde ” Ziraat Mühendisliği ne alaka?” gibi sorularla karşılaşırken, üniversite de arkadaşlarımdan ”İstanbul’dan buraya Ziraat Mühendisliği için mi geldin?” gibi birbirinden farklı sorularla karşı karşıya kaldım. Her şeye rağmen tercihimden hiç pişman olmadım çünkü aldığım derslerde öğrendiğim bilgiler karşısında hayretler içerisinde kalıyor, bir bitkinin hayat mücadelesini öğreniyordum. Doğanın harika besin zincirinde bitkilerin payını görmek ve insan için olan önemini bilmek bana yaptığım işin ciddiyetini gösteriyordu. Şimdi de aynı heyecanla lisans eğitimime devam ediyorum.

Hayatımın her döneminde hobin var mı sorusuna evet cevabını verdim. Kendimi bildim bileli gezmekten çok keyif alan, yeni yerler görmeyi seven birisiyim, daha sonra bu hobimin üzerine fotoğraf çekmeyi de ekledim. Artık hem geziyor hem de gezdiğim yerlerin fotoğraflarını çekiyorum. Fotoğrafçılık için profesyonellik gibi bir iddaam yok fakat bir yerlerin fotoğraflarını çekmek bana çok keyif veriyor.

İnsanın sosyal bir canlı olmasından ötürü birbiriyle olan ilişkilerine çok önem veriyorum. Üniversiteden önce çok çekingen birisi olmama rağmen artık bu sorunu pek yaşamıyorum. Tanıştığım insanlarla herhangi bir konuda bir şeyler paylaşmayı çok seviyorum, her insanın anlatacak çok değerli şeyleri olduğunu düşünüyorum.

Kitaplar, benim için büyük bir dönüm noktasıdır kendileri. Liseye kadar kitap ile çok haşır neşir olmayan daha sonra keşfedip içinden çıkamadığım kocaman bir dünyadır kitaplar. Hala iyi bir kitap okuyucusu olduğumu düşünmememe rağmen kitapların bende büyük etkileri olduğunu biliyorum.

Sormayı, sorgulamayı eksik etmem. Bazen merak ettiğim basit bir konudan sonra kendimi konunun derinliklerinde bulurum, öğrenmenin doyumsuz zevkine böyle çok ulaştığım olmuştur.

Sanırım az çok fikir sahibi olacak kadar kendimi anlattım. En azından dilimin döndüğü kadarıyla 🙂