logologo
  • Ana Sayfa
  • Bilgisayar
  • Fotoğrafçılık
  • ASayfa
    • About
    • Blog
      • Blog Listing
      • Blog Ajax Loading
      • Blog 1-4 Columns
        • Blog One Column
        • Blog Two Column
        • Blog Three Column
        • Blog Four Column
    • Features
      • Category Page
      • Author’s Page
      • Post Layouts
        • Layout I
        • Layout II
        • Layout III
        • Layout IV
        • Layout V
      • About
      • Contact
Düğme
HomeKitap Kitap: Kardeşimin Hikayesi – Zülfü Livaneli

Kitap: Kardeşimin Hikayesi – Zülfü Livaneli

Murat GENCER on Aralık 9, 2018
Kitap
2 Min Read

Kitap tercihlerimi yaparken genellikle tanımadığım yazarlar için kitabın konusuna bakıp alırken, daha önce tanışmış olduğum yazarlar içinse okuduğum kitapları hoşuma gitmişse herhangi bir kitabını daha alıp o yazardan devam ederim.

Zülfü Livaneli ile önce şarkıları ile tanışmış sonra onun edebiyat dünyasına Huzursuzluk adlı kitabıyla girmiş, deyim yerindeyse o kitabıyla mest olmuştum. Sanırım o kitabın galeyanıyla hemen bir kitabını daha almalıyım deyip bu kitabı bir siparişin içerisine sıkıştırmışım.

Bir arkadaşım ile beraber kitabı okuyup üzerine konuşuruz diye bu kitaba başlamaya karar verdim. Kitaba başlamadan önce arka kapağı çoğu zaman okumam -hikayenin gelişimini tahmin etmeye çalışmak hoşuma gidiyor. Kitap başlar başlamaz beni büyük bir sürprizle karşıladı, kitap bir cinayet ile başlayınca açıkçası epey şaşırdım. Huzursuzluk kitabından mı kaynaklanıyor bilmiyorum, Zülfü Livaneli’ni hiç cinayet kurgusu ile bağdaştıramadım. Kitabın ilk kısmında sıkılmadım desem yalan olur, basit ve sıradan bir kitap gibi başladı fakat özellikle kitaba adını veren bölümde merakımı yerinde tutamadım. Kitabın başında gene bir cinayeti mi çözeceğiz düşüncesi okudukça yıkıldı, hatta bir ara cinayeti unuttum, kahramanımızın kardeşinin hikayesine kaptırdım kendimi. Kitap bir yerden sonra beni bırakma dercesine kendisini okutturdu. Sonra bir bakmışım ki kitap bitmiş. Kitabın finali güzeldi, cinayetin çözümlenmesi kısmı bildiğimiz klasik sonlardandı desem sanırım ne demek istediğimi anlarsınız.

Kitabın bazı kısımlarında güzel tespitler vardı, misal ‘’Hani insan her şeyi unutarak yaşayabilirdi fakat her şeyi hatırlayarak yaşayamazdı.’’ cümlesinde olduğu gibi üzerine konuşulacak çok güzel cümleler vardı. Bir insanla yeni tanıştıktan sonra ‘’siz’’ ile başlayan cümlelerin nasıl olup da ‘’sen’’ kelimesine dönüştüğünün sorgulandığı bir kısım da bende önemli bir iz bıraktı. Fazla sayıda tanıdık gelen paragraflara ve cümlelere denk gelsem de bundan çok rahatsız olduğumu söyleyemem.

Kitap kesinlikle beklentimin altında kaldı. Daha kitabın başında evine giren kişi sayısının bir elin parmaklarını geçmeyecek kadar az olması ve kapıyı çalan bir gazetecinin bir kapı çalmasıyla günlerce kalacak kadar içeri rahat girebilmesi bende çelişkilere neden oldu.

Kimi sayfalarda aşırı derece rahatsız olduğumu, acaba bıraksam mı dediğim kısımlar oldu. Sanki alttan alttan kültürümüzü deformasyona uğratmaya çalışıyordu. Evde yapılan kahvaltıdan ve akşam yemeklerinden bahsederken sanki kendimi bu ülkede yaşamıyor gibi hissettim. Kitabın bir yerinde evin temizliği ile ilgilenen Hatice hanımın getirdiği yemeği beğenmeyip köpeğe vermesi de bende ufak çaplı bir şok yarattı.

Bu kitap bende bir hayal kırıklığına neden olduysa da keşke yerine başka bir kitap okusaymışım da demedim. Bir başka Zülfü Livaneli kitabında, bu kitapta rahatsız olduğum kısımları da dikkate alarak okuyacağım. Umarım kitabın kahramanından kaynaklı bu tarz tercihlerde bulunmuştur demekle yetinmekten başka elimden bir şey gelmiyor.

Murat GENCER on Aralık 9, 2018 Kitap
previous article
Next article

Leave a comment Yanıtı iptal et

You must be logged in to post a comment.
Read next
Kitap: Tüfek, Mikrop ve Çelik – Jared DIAMOND
Murat GENCER on Şubat 23, 2020
Yaşadığımız dünya hakkında ne kadar fikriniz var? Dünya haritasını açtığınız zaman bu harita size neler anlatıyor?...
Q Klavye Tasarımı Neden Kullanıcıları Yavaşlatmayı Amaçladı?
Murat GENCER on Kasım 27, 2019
Klavye üzerinde 10 parmağımızla nasıl da hızlı yazıyoruz değil mi? Ortam da fark etmiyor, telefon, tablet,...
Kitap: Şah ve Sultan – İskender Pala
Murat GENCER on Şubat 26, 2019
Bir sultan ve bir şah, ikisi de Türk, ikisi de Müslüman ve ikisi de bir lider. Birisi Tebriz’i, diğeri...

Subscribe to our Newsletter

We’ll send you nice letter once per week. No spam.
logologo

Kişisel bloguma hoş geldiniz. Bu platformda akademik paylaşımlarımın yanı sıra fotoğrafçılık, bilgisayar ve seyahat gibi ilgi alanlarıma dair içerikleri bulabilirsiniz.

X-twitter Instagram Linkedin Youtube
AKADEMİK LİNKLER
  • Google Scholar
  • AVESİS
  • YÖKSİS
  • ORCID

how to find us

27 Division St, New York, NY
10002, United States

hello@mysite.com

8 800 2345 234

© 2026 — Murat GENCER — Tüm hakkı saklıdır.

Back to top