Q Klavye Tasarımı Neden Kullanıcıları Yavaşlatmayı Amaçladı?

74

Klavye üzerinde 10 parmağımızla nasıl da hızlı yazıyoruz değil mi? Ortam da fark etmiyor, telefon, tablet, bilgisayar hatta iş makinelerinde bile. Pekiyi, Q klavyedeki harfler neye göre dizilidir? Bu harfler yerleştirilirken kullanıcıların daha yavaş yazması amaçlandığı ve harf diziliminin buna göre yapıldığını söylesem bu sizi şaşırtır mı?

Hayatımızda olan neredeyse her yeniliğin gündelik yaşamımızı kolaylaştıracak şekilde geliştirildiğini hepimiz biliyoruz. Bir kalem düşünün, biz yavaş yazalım diye tasarlanmış olsun, mesela kalemin beyaz kâğıtta iz bırakabilmesi için kaleme beş kilogramlık güç uygulamak gereksin. Birisi böyle bir kalemi neden üretmek istesin veya bir kullanıcı neden böyle bir kalem kullanmak istesin. Oldukça tuhaf geliyor değil mi? Peki ya şimdi tekrar şu soruya dönelim, Q klavyedeki bu tasarım neden kullanıcıları yavaşlatmayı amaçlamıştır? Üstüne bir soru daha ekliyorum, madem zamanında kullanıcılara yavaş yazması için tasarlanmış bu klavyedeki harf dizilimi günümüzde neden kullanıcıları daha verimli hale getirecek şekilde yeniden tasarlanmıyor?

Bu kadar çok sorudan sonra sanırım artık cevaplara geçebiliriz. Q klavyenin tarihine gitmeden önce aslında Q klavyeden daha verimli birçok klavye harf diziliminin tasarlandığını söylemek istiyorum. Çok basit bir örnekle başlayalım. F klavye Türkçe’ye daha uygun olan, İhsan Sıtkı Yener tarafından çalışmalarına başlanan milli klavyemizdir. Hatta birçok konuda da iddialı. Bunlardan bazıları F klavyenin resmi web sitesindende şöyle vurgulanıyor:

  • F Klavyede sağ el %51, sol el ise %49 oranında kullanıldığından her iki beyin yarım küresinin de yazma sürecine dengeli katılmasını sağlamaktadır.
  • F klavyenin sadece orta sırasındaki harfler ile Türkçe metinlerin %55’i yazılmaktadır.
  • F Klavyeye göre daha popüler olan Q klavye aslında hiçbir dile uygun değildir.
  • F Klavye Q Klavyeden %11 daha hızlıdır.
  • F Klavyenin 25 rekor 59 dünya şampiyonluğu bulunmaktadır.1

Gördüğünüz gibi Q klavyenin hiçbir dile uygun olmadığı belirtilmiş. Ayrıca F klavyenin bizim dilimize ise ne kadar yatkın olduğunu ve buna yönelik hazırlandığını da görüyoruz. Peki ya ülkemizdeki kullanıcılar neden F klavyeyi tercih etmiyor? Buradaki en büyük etken bizim alışkanlık ve tercihlerimiz. Tahmin ediyorum ki aramızda klavyeyle ilk tanışıklığı hepimizin Q klavye ile olmuştur. Ben yaklaşık 14 yıldır Q klavye kullanıyorum, şimdi farklı bir harf dizilimine sahip olan bir klavye kullanmaya başlamak benim sahip olduğum alışkanlığımın dışında kalacağı için Q klavye kullanmaya devam ediyorum. Ayrıca Q klavye dünyanın büyük bir kısmında geçerliliği olan, ulaşması kolay, klavye üreticilerinin birbirinden farklı malzemelerde, farklı boylarda ve farklı kullanım alanlarına yönelik ürettikleri bir klavye. F klavye her ne kadar kullanıcıları daha verimli hale getirmeyi amaçlayan ve bu doğrultuda tasarlanıp üretilen bir klavye olsa da saydığımız sebepler bize neden Q klavyenin bu kadar olumsuzluğa sahip olmasına rağmen hala kullanıldığını gösteriyor.

Şimdi gelelim Q klavyenin harf dizilimi neden kullanıcıları yavaşlatmak için tasarlandığına. Bunun için yaklaşık 140 yıl önceye gitmemiz gerekiyor. Klavyeler henüz daktilolarda kullanıldığı dönemlerde daktiloların teknolojisinin el vermemesinden dolayı yan yana bulunan iki harfe peş peşe basıldığı zaman mekanik harf kolları sıkışıyor ve istenmeyen bir durum ortaya çıkıyormuş, bu kolların sıkışmasını önlemek amacıyla da çok kullanılan harfleri birbirinden ayrı ve elin zor ulaşacağı yerlere yerleştirmeyi düşünmüşler. İnsanların yaklaşık %10’u solak iken2 en çok kullandığımız harflerin klavyenin sol kısmına yerleştirilmiş olması buna iyi bir örnek olabilir.

Aşağıdaki Q klavye görselinde kırmızı ile işaretlenmiş olanlar dünyada en çok kullanılan latin harflerinin ilk on tanesi. Bunlardan en sık kullanılan ilk üç harf ise sırasıyla E, T ve A harfleri.

Göreceli olarak metinlerde sık kullanılan harfler3
Göreceli olarak metinlerde sık kullanılan harfler3

En çok kullanılan 3 harfin birbirinden ayrı yerlerde olduğunu ve sol tarafta yer aldığını görselde görüyoruz. Zamanı için düşünüldüğünde neden kullanıcıları yavaşlatmak istediğini daha iyi anlıyoruz. Bugüne kadar daha verimli tasarımlar denense de her yeniliği hayatımıza adapte edemiyoruz.

Bu yazıya şu sıralar Tüfek, Mikrop ve Çelik’te okuduğum bir paragraf vesile oldu. Okumak insanı yazmaya da itiyor. Beni çok heyecanlandırdığı için biraz da araştırma yapıp kendi yorumumla sizlere aktarmaya çalışmak istedim. Bu kitabın ‘‘İhtiyacın Anası’’ adlı bölümünde bazı teknolojik gelişimler konu ediliyor. Bu bölümde keşfedilen bir şeyin daha güçlü veya daha kullanışlı olmasına rağmen toplumların bunlara çok zor adapte olduğunu hatta kimi zaman reddettiğinden bahsediliyor. Bunu ise en az 4 farklı etmene bağlıyor. Bu etmenleri kısaca belirtmek gerekirse; ekonomik üstünlük, toplumsal değer ve saygınlık, yararlarının kolayca görülüp görülmemesi ve kazanılmış haklara uygunluk. Şimdi sizleri Jared Diamond’ın şu satırları ile başbaşa bırakıp yazımı sonlandırıyorum. Sevgi, sağlık ve bilgiyle kalın!

‘’Yine bir başka etmen kazanılmış haklara uygunluktur. Bu kitap belki de şimdiye kadar okuduğunuz basılı başka pek çok kitap gibi, QWERTY klavyeyle yazıldı, yani en üst sırada, en soldan itibaren altı harfin adıyla anılan klavyeyle. Şimdi belki inanmayacaksınız ama bu klavye 1873’te bir karşı-mühendislik tasarımıydı: Daktilo kullananları olabildiğince ağır yazmaya zorlamak için olmadık hilelere başvurulmuş, en çok kullanılan harfler klavyenin her sırasına dağıtılmış, (sağ elini kullanan insanları zayıf ellerini kullanmak zorunda bırakacak şekilde) harfler solda toplanmıştı. Göründüğü kadarıyla verimliliğe aykırı olan bütün bu özelliklerin gerisinde yatan neden, 1873’te daktilo kullanıcılarının yan yana iki tuşa art arda hızla bastığında harflerin birbirine karışmasıydı, bu yüzden üreticiler daktilo yazanları yavaşlatmak zorundaydı. Daktilolardaki gelişlere bu karışma sorununu ortadan kaldırınca 1932’de daha verimli olacak şekilde düzenlenmiş klavyelerle yapılan denemeler yazı yazma hızımızın iki katına çıkacağını ve harcanacak çabanın %95 azalacağını gösterdi. Ama artık QWERTY klavyeler siperlerine yerleşmişti. QWERTY klavyeyle yazan yüz binlerce daktilocunun, daktilo öğretmeninin, daktilo ve bilgisayar satıcısının, üreticisinin kazanılmış hakları, 60 yılı aşkın bir süredir klavyeleri etkili hale getirme önündeki bütün girişimlerle çatışıyor.’’ 4

1 http://fklavye.gov.tr/
2 https://www.livescience.com/19968-study-reveals-lefties-rare.html

3 https://en.wikipedia.org/wiki/Letter_frequency
4 Diamon J., Tüfek, Mikrop ve Çelik, Pegasus Yayınları, s.292-293, 1.Baskı, 2018. (http://www.pegasusyayinlari.com/kitap_detay.php?kitapid=15379641336)

 

Visits: 11

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.