Anasayfa Kitap Kitap: Üç Damla Kan

Kitap: Üç Damla Kan

0 513

Sadık Hidayet, Üç Damla Kan kitabında da kendinden hiçbir şey kaybetmeden, ”Sonrasında ne olur?” düşünmeden yazmış. Hayatında rahatsız olduklarını dökmüş satırlara.

Kitap içinde 11 farklı hikaye ile farklı farklı konularda bir şeyleri eleştiriyor. Anlatılanların İran’ın sosyal hayatını ele aldığı su götürmez bir gerçek. Kitabın dili oldukça sade ve akıcı. Sadık Hidayet resmen herkes okuyup gerçeklere sırtını dönmeyi bıraksın der gibi yalın yazmış. Sadık Hidayet bize şöyle söylüyor, ”Kime baksan, herkesin bir derdi var. Sözün özü şu ki, insanlar adam olmalı, okuryazar olmalı. Onlar eşek oldukça bizler de sırtlarına bineriz.”.

Her hikaye siyah bir şekilde son buluyor. Ölüm, kan, cinayet ve intihar kitabın üstüne bir bulut gibi sarmış. Kimi hikayede ihanetler havada uçuşurken kimi hikaye de bize bir dervişin peşinden giden bir öğretmeni anlatıyor. Öğretmen halkın yaşamını beğenmediği ve dervişlere özendiği için inzivaya çekilip yıllar boyunca okuyor ve nefsini öldürüyor, sonra karşılaştığı bir olayla gerçeklerin tahmin ettiği gibi olmadığını görüyor.. Tabi hikayenin sonunda Hidayet bizi pek de şaşırtmıyor. 

Dönemin İran’ını az çok tahmin eder oldum. Yaşadıkları şeylerden rahatsız olduğu kaçınılmaz ki yazar da bir noktadan sonra dayanamamış olanlara. Kitabın sonunda ise kendime bir kitap daha ne kadar karanlık olabilir diye sormadan edemiyorum. Kitabın ilk hikayesinde bulunan bir şiir ile veda ediyorum sizlere, görüşmek üzere!

”Ne yazık ki yine akşam oldu.
Bütün dünya karardı.
Bütün insanlar huzura kavuştu.
Bir benim ıstırap ve gamım arttı.

Dünyanın mizacında mutluluk olmaz.
Ölümden başka gam ilacı bulunmaz.
Ama çam ağacının altında, köşede
Yere damlamıştır üç damla kan.”

SIMILAR ARTICLES

Yorum Yok

Leave a Reply